montessori eğitimi

Montessori Nedir? Eğitim Sisteminin İlkeleri ve Yetişkinlerin Görevi

“Tek başıma yapabilmem için bana yardım et.

Ve nasıl yapıldığını bana göster.

Bunu benim için yapma.

Kendim yapabilirim ve yapmak isterim.

Bana nasıl yapacağımı öğretirken sabret.

Bu belki uzun sürebilir.

Ve belki daha uzun zamana ihtiyacım var.

Fakat bilmelisin ki birkaç deneme ile yapacağım şeyi başarmak isterim.

Hata yapabilme ihtimalim olduğunu da düşünmelisin.

Ama unutma ki ben sadece bu hatalarla gerçek manada bir şeyler öğrenebilirim.”

Maria MONTESSORI

Nedir bu Montessori merak ettiniz mi? Daha yakından birlikte bakalım…

İtalya’nın ilk kadın tıp doktoru ve aynı zamanda antropoloji profesörü  olan Maria Montessori, tıp kariyerinin başlarında Roma’da  bir şehir yetimhanesindeki çocukların sağlığıyla ilgilenme görevine getirilir. Bu görevi sırasında zihinsel ve fiziksel farklı engelleri olan çocukları gözlemlemeye başlar. Çok sayıda gözlem ve çalışmanın sonucunda Montessori zekânın duyu organları ve özellikle el ve beyin arasında koordineli ilişkiyle geliştiğini fark eder.  Her türden soyut fikir ve bilginin çocuk tarafından anlamlandırılabilmesi için ona somut bir şekilde sunulması gerektiğini savunur ve bilgiyi anlamlandırmada çocuklara yardımcı olacak özel yaklaşım ve yöntemler geliştirir.

“Çocuğu çalıştım. Çocuğun bana verdiklerini aldım ve onları ifade ettim. İşte Montessori Yöntemi budur.” diyen Maria Montessori çocuklarla ilgili yaptığı gözlemlerde, onların ödül ve cezalardan, öğretmen merkezli toplu derslerden ve öğretmen masasından hoşlanmadıklarını,  özgür seçimler yapmak, hareket etmek, yaptıkları etkinlikleri tekrar etmek ve düzenli bir ortamda bulunmaktan hoşlandıklarını saptamıştır. Eğitim sistemini de bu gözlemler doğrultusunda geliştirmiştir.

Montessori Eğitimi, çocukların bireysel becerileri ve ilgi alanlarına göre hazırlanmış bir çevrede, onların özgür hareket etmesini, bağımsız seçimler yapmasını sağlayan, kişilik gelişim süreçlerini destekleyen, öğrenci merkezli ve bireye özgü bir eğitim sistemidir.

Montessori Eğitim Sisteminin İlkeleri

Montessori eğitim sisteminin ilkeleri belli başlı değerlere dayanır. Montessori nedir ve Montessori eğitimi nasıl verilir diye merak edenler öncelikle Montessori ilkeleri hakkında fikir sahibi olmalılar.

Montessori eğitim sisteminin ilkeleri:

Çocuğa Saygı

Montessori yaklaşımında bebeklikten itibaren çocuğa saygı esastır. Çocuklar çalışacakları materyali, çalışma süresini ve çalışma arkadaşlarını kendileri seçerler Bu sayede çocuklar iç disiplinlerini geliştirirler.

Duyarlı Dönem (Hassas Dönem)

Montessoriye göre çocukların belli dönemlerde gelişimin belli alanlarına karşı yoğun ilgi ve duyarlılıkları bulunmaktadır. Hassas ( Duyarlı) Dönem olarak adlandırılan bu dönemde çocukların ilgi duydukları şeye karşı dikkatleri ve  enerji seviyeleri olağanüstüdür.  Her çocuk aynı hassas dönemlerden geçmekte olup, sıralama ve zamanlama çocuktan çocuğa değişkenlik göstermektedir.

Bu dönemler iyi gözlemlenerek çocuğun konuya karşı ilgi ve öğrenme hızının en yüksek olduğu zaman diliminde ona uygun fırsatlar sağlanmalıdır. Örneğin, çevresinde gördüğü yazıları okuma taklidi yapan, yazıların sembolik gösterimine ilgi duyan bir çocuk okumaya karşı hassas dönemde olabilir. Bu zaman dönemi iyi değerlendirilerek çocuğa okumayla ilgili fırsatlar sunulabilir.

Montessori eğitimi kapsamında hassas dönemler geçici oldukları için onları tam zamanında fark etmek ve ona uygun çalışmak çok önemlidir. Herhangi bir hassas dönem kaçırıldığında kişi belirli bir alanda kendisini mükemmelleştirme olanağını sonsuza dek yitirir. Bir kez geçtikten sonra bu dönemi yakalamaya çalışmak boşa çaba harcamaktır.

Belirli Hassas Dönemlerden Bazıları:

  1. Doğumda – Emmek; yaşamak için gereklidir, ağzın hareketidir.
  2. 2 – 5 aylar – Ellini yakalama, kavrama çalışmaları, her şeyi tutma; denge kurmayı öğrenmek için başı ve omuzları kaldırma; konuşan bir kişinin ağzına dikkatle bakma.
  3. 9 – 15 aylar – Dil Patlaması, daima heceler, sesler çıkartma. Çocuk artık konuşma pratikleri yapar.
  4. 8 ay – 2 yaş –Yürüme.
  5. 21 ⁄ 2 – 6 yaş – Nezaket, zarafet ve iyi davranış. Vücut hareketlerine dikkat.
  6. 2 – 4 yaş – Düzen ve detaylara hassaslık; duyusal keşifler.
  7. 3 yaş – Düzen için en üst nokta.
  8. 31 ⁄ 2 – 41⁄2 – Yazıya hassasiyet.
  9. 41 ⁄ 2 – 5 yaş – Okuma ve matematiğe hassasiyet.
  10. 3 – 6 yaş – Temel sayı kavramı (fonksiyon, hiyerarşi).
  11. 7 – 9 yaş – Gramer, dilin yapısı çalışmaları.12. 6 – 12 yaş – Hayal gücünün kullanılması ve kültür araştırmaları ( tarih, coğrafya, biyoloji, sanat, müzik).13. 12 – 18 yaş – Sosyal bir varlık olarak sosyal hayatı ile ilgili gerçekler ve tecrübeler.

montessori eğitim sisteminin temel ilkeleri

Emici Zihin

Montessori, 0-6 yaş dönemindeki çocuğun çevresindeki her şeyi, adeta bir süngerin sıvıyı emmesi gibi emerek beynine kaydettiğini savunur. Bu dönemde çocuk çevresinde olan her şeyi ayırt etmeden, doğru veya yanlış, düzen veya düzensizlik aramaksızın zihnine kaydeder. Aynı zamanda çevresindeki insanların alışkanlık ve tutumlarını da kaydeder.

Montessori eğitimi içinde emici zihne en iyi örnek dil edinimidir. Çocuklar ana dillerini herhangi bir öğretme çabası olmaksızın sadece o dilin konuşulduğu çevreye maruz kalarak kendiliğinden öğrenirler.  Doğumdan itibaren çevrelerini adeta bir kamera gibi kaydeder,  çıkan sesleri taklit eder ve konuşmaya başlarlar.

0-6 yaş dönemi ‘emici zihin’ ilkesinden yararlanmak için çok uygun bir dönemdir. Çocuklara uygun öğrenme ortamları sunup,  model olunarak gelişimleri olumlu yönde desteklenebilir. Sünger örneğine geri dönecek olursak, süngeri çamurlu suya bırakırsak kiri, temiz suya bırakırsak temiz suyu emer.  Çocuklar da neye maruz bırakılırlarsa onu alırlar. Montessori eğitimi nasıl yapılır diyenler için çocuklar yönlendirici olacaktır.

Tıpkı duyarlı dönemlerde olduğu gibi emici zihin de 6 yaşından sonra kaybolur ve yerini yeni bir öğrenme alır.

Özgürlük ve disiplin

Montessori eğitim sistemi ilkeleri arasında özgürlük ve disiplin de yer alır. Montessori’ye göre özgürlük ve disiplin bir madalyonun iki yüzü gibidir. Disiplin olmaksızın özgürlük olmaz. Özgürlüğün olmadığı bir yerde disiplin sağlanamaz. Çocuk ancak özgür bir ortamda öz disiplinini geliştirebilir.

Bir Montessori sınıfında çocuk özgürdür. Özgür olduğu için, içinden geldiği gibi davranır, yaptığı çalışmaya konstantre olur ve o çalışmaya karşı kendisini sorumlu hisseder. Bu sayede öz disiplinini sağlamış olur.

Serbest çalışma montessori eğitiminin en göze çarpan özelliklerinden biridir. Çocuk neyle meşgul olmak istediğine kendisi karar verir. Kiminle çalışmak istediğini, nerede ve ne süreyle çalışmak istediğini kendisi belirler. Özgür karar vermek çocuğu içten gelen bir disipline sokar. İşte bu disiplin, çocuğun kendini gerçekleştirme çalışmaları sırasında kazandığı bir özelliktir. Bir yetişkin çocuğu disiplin edemez.

Hareket ve Zeka

Montessori eğitiminin ilkeleri içindeki hareket ve zeka bölümünde çocuk derece derece bilinçdışından bilince doğru geçmektedir. Hareket yoluyla bilinçli hale gelir. Bu aşamadaki çocuk engellenir, başka bir deyimle bağlanırsa o zaman zekası gelişemez. Çocuk ellerini kullanır ve bu yolla daha önceden bilinçdışı zihninin depoladıklarını bilincine taşır. Ve oyun adı altında, çevresinden edindiği tecrübeler yoluyla, daha önceden bilinçdışı olarak edindiği izlenimlerini tekrarlar.

montessori eğitiminin ilkeleri

Bütün etkinlikler bilinçsiz olarak bağımsızlık kazanmaya yöneliktir. Çocuğun sloganı şu olur:

Kendim Yapabilmem İçin Bana Yardım Et!

Özetlersek: Montessori yaklaşımı içinde kasların hareket edebilmeleri için her şeyden önce gelişmiş olmaları, her zaman aktif halde olmaları ve egzersiz yapmaları gerekir. Çocuk elleri ile egzersiz yaptıkça objeleri maksatlı olarak hareket ettirir. Yüksekteki bir rafta bulunan objeye ulaşabilmek için üzerine çıkabileceği bir tabure getirir. Engeller çocuğun önünde kaldırılmalıdır. Aksi takdirde aşırı hareketlilik, amaçsı hareketler ve kendine güvenmede gecikmeler ortaya çıkar. Çocuk üzerine giyinmek, yemeğini yemek ve hatta yalnız yürümek gibi fiziksel etkinlikleri ret eder.

  • Çocuklar doğal olarak düzene yatkındırlar ve bu, çok erken yaşlarda görülür. Çocuğun dış çevresinin uyumlu ve durağan olması çok önemlidir. Bu düzen bozulduğu zaman çocuk huzursuzlaşır. Düzen, çevre deki nesneleri, onların yerlerini ve birbirleri ile olan ilişkilerini kapsar. Düzen aynı zamanda onun içindeki insanları da içerir. Düzen, çocuğun yaşamında önemli bir ihtiyaçtır. Çocuk çevrede ilişki kurabileceği insanlar görmek ve bu insanlar arasındaki ilişkileri tanımak ister(anne, baba, amca, dayı, hala, teyze).
  • Küçük çocuklar yabancılarla ilişki kurmak için zorlanmamalı veya acele ettirilmemelidirler. Herhangi bir ilişki kurulmadan önce bu yabancıyı gözlemleme olanağına sahip olmalıdırlar.
  • Çevredeki düzenin bozulması çocuğu bazen hastalık düzeyine varacak kadar rahatsız eder. Ruhsal rahatsızlık fiziksel hastalı olarak kendini gösterir.
  • Düzen merakı ilk kez çocuk 2 yaşına geldiğinde görülür ve 2 yıl sürer. En çok 3 yaşında görülür. Bu dönemde çocuk nesnelerin düzeni konusunda tutku düzeyinde bir ilgi gösterir. Yetişkinler mümkünn olduğunca çevredeki düzeni, durağanlığı ve çocuğun yaşamındaki genel rutinleri korumalıdırlar. Yemek, uyku, tuvalet saatleri gibi.

Motessorı̇ Okulunda Düzen

Montessori eğitimi nasıl verilir sorunuza bir diğer cevabı sınıf düzenini açıklayarak vereyim.

  • Montessori yaklaşımı dahilinde 2,5-5 yaş arası için mutlak düzen sağlanmalıdır. Bu yaşlarda çocuklar düzene hassastırlar ve sınıfların zihinsel bir resmini çizerler. Aynı zamanda her şeyin yerli yerinde olduğunu görmekten büyük keyif alırlar. Çocuklar her materyalin yerini bilirler, düzen değişse bile materyali götürüp eski yerine koyarlar. Çevredeki bu düzen çocuğa sükûnet ve rahatlık duygusu verir.
  • 1,5 yaşındaki bir çocuk düzeninin, rutininin, yerinin değişmesine saldırganlıkla reaksiyon verir. 3 yaşında sakin ve barış sever hale gelirler ve düzensizliğe tepkileri saldırganca olmaz. Düzen için hassasiyet 4 yaşına kadar sürer, ancak üst nokta 3 yaştır.
  • 3-6 yaş arasındaki çocuklar çevreden izlenimler toplayıp bunları zihinlerinde organize etme alanında hassastırlar ve bunu bilinçli olarak yaparlar. Bu aşamada çocuklara, pratik yaşamının yanında duyusal materyaller verilir. Bu materyaller önemlidir, çünkü çocuğa zihninde düzen kurmasında yardımcı olurlar. Daha önce toplanan izlenimler artık duyusal materyallerin kullanımı ile organize olacaktır.
  • 6-12 yaşlarına geldiğinde artık hareket ve düzen zihinsel çalışma ile bağlantılı hale gelir.
  • Eller artık zihnin gelişmesi büyümesine yardım için çalışır. Çocuk elleriyle çalışmalı ve yaratmalıdır. Böylece, hareket ve düzen zihninde daha üst düzeyde kurulur. Koordinasyou, ilişkileri, görmek ve yorumlamak ihtiyacındadır.

 

Dil Gelişimi

Montessori eğitimi dahilinde çocuğun konuşma yeteneğini kazandığı 2 yıl boyunca ona şu konularda yardım edebiliriz:

    1. Çocuk kendisini açıkça anlatmada zorluk çektiğinde sabırlı olmalı ve çocuğun tercümanı gibi davranmamalıyız ki cesareti kırılmasın.
    2. Çocukla konuştuğumuz zaman net bir şekilde ve doğru bir telaffuzla konuşmalıyız. Böylece çocuk kelimeleri oluşturan sesleri tam ve net olarak duyar.
    3. Bebek gibi konuşmaktan kaçınmalıyız. Çocuğun örnek alacağı bir modele ihtiyacı vardır.
    4. Çocuğu sürekli yalnız başına bırakmaktan kaçınmalıyız. Konuşan insanların arasında yaşamalıdır. Çocuğa dil de dahil olmak üzere yaşamın tüm öğelerini sunan çevredir. Bu, yaşamın her alanı için geçerlidir. Belli bir grup insan gibi olabilmesi için o insanlarla birlikte yaşamalıdır. Bizler çocuktan sessiz olmasını istersek onun içindeki tüm heyecanı öldürürüz. Çocuk eğer sadece çocuklarla iletişim kurar yetişkinlerle kurmazsa o zaman kelime dağarcığı zenginleşemez ve sadece birkaç anlama gelen bazı kelimeleri öğrenir.
    5. Çocuklara çeşitli hikayeler okumalı ve anlatmalıyız(0-2). Böylece çocuklar fazla bir çaba sarf etmeksizin farklı ifadeleri öğrenirler. Çocuk şarkıları ve tekerlemeler de çok yararlıdır. Çocuklar onları çok hoşlanarak dinler ve tekrar ederler. Çocuğun kelime dağarcığını geliştirmek için resimler gösterip bunların isimlerini vermek çok yararlıdır.

Çocuk 2 yaşından sonra sözel bir dile sahip olur. Halen öğrenecektir ama dil için hassas dönem bitmiştir ve alev ileri hareket eder. Montessori eğitim sisteminin ilkeleri arasındaki dil unsuruna önemle dikkat etmeniz gerekir.

Hazırlanmış çevre

Montessori eğitim ilkeleri içindeki hazırlanmış çevre dahilinde özellikle yaşamın ilk yıllarında çocuğun doğal gelişimini destekleyecek bir çevre hazırlanması çok önemlidir.

  • Çocuklar bu yıllarda düzene karşı hassas dönemde olduklarından onlara düzenli bir çevre sunulmalıdır.
  • Materyaller özelliklerine göre gruplanarak çocukların ulaşabileceği açık raflara yerleştirilmelidir.
  • Çevredeki materyallerin hepsi çocukların ihtiyaçlarına uygun olmalıdır. Ne kadar cazip olursa olsunlar oyuncaklar çocukların ihtiyacına cevap vermezler.
  • Çocuğun çevresinde elini uzatıp yetişebileceği dolaplar, kapılar, çekmeceler bulundurulmalıdır.
  • Çocuğa kendi başına giyip çıkarabileceği rahatlıkta kıyafetler sunulmalıdır.
  • Çocuğun seçme özgürlüğünü, sabrını ve başkalarının da onu kullandığı fikrini geliştirmek için materyallerin hepsi birer tanedir.
  • Çevre çocuğun keşfetme eğilimini besleyecek şekilde hazırlanmalıdır.

Çevrede öğrenmeyi mümkün kılan çeşitli çalışma alanları vardır. Bunlar: 

  1. Pratik Yaşam Alanı : Mutfak, yemek odası, tüm ev. Çocuk ellerini kullanma özelliği kazandığında duyuları uyanır ve daha ilgili hale gelir. Egzersizlerle ilgili hale geldikçe de emniyet duygusu kazanır ve çevresini daha iyi anlar.

2.Duyusal Alan: Çocuk emniyet duygusu kazanıp çevresini daha iyi anlamaya başladığında ona keşfetme olanağı verilmelidir. Duysal materyaller bu amaç için sunulur. Bu materyaller edinilmiş olan izlenimleri organize etmek ve sınıflandırmak için tasarlanmışlardır.

3.Dil Materyalleri: Amaç, çocuğu okumak ve yazı yazmak için hazırlamaktır.

4.Matematik Materyalleri: Aritmetik, geometrik ve denklemleri kapsar.

5.Kültürel Konular: Tarih, coğrafya, biyoloji, fen, zooloji, sanat ve müziği kapsar.

Bu çevrede çocuklar diğerlerine saygı göstermeyi öğrenirler (doğru hareketler, materyalleri dikkatli kullanma, başkalarını da düşünme). Çocuk işini özgürce seçer, işine konsantre olur ve onu doğru çalışma düzeni ile tamamlar. İş bireyin ruhu ve fiziksel beklentileri arasında uyumlu bir çalışma ile yapılır. Bu çevrede yetişkin ile çocuk arasında yakın bir ilişki vardır.

Hata Kontrolü

Montessori eğitimi çocukların kendi kendisine yeten, bağımsız bir birey haline gelmelerini hedefler. Yetişkin denetimi yerine çocuğun kendi kendini denetlemesini esas alır. Bu sebeple montessori materyallerinde çocuğun hatalarını kendi kendilerine kontrol edebileceği bir düzen vardır. Çocuk çalıştığı materyalde varsa hatalarını kendisi kontrol eder. Bu da bağımsızlığını kazanıp kazanmadığı yolunda sinyal verir.

Yetişkin

Montessori eğitimi dahilinde yetişkinin görevi;

–    ‘öğretmek’  değil, çocuğun var olan enerjsini ‘yönlendirmek’  olmalıdır.

  • Çocuğun yaş ve gelişim özelliklerini göz önünde bulundurarak bağımsızlığını geliştirebileceği bir çevre hazırlamalı
  • Çocuğu iyi gözlemlemeli  ve ihtiyaçlarını değerlendirmeli
  • Objelerin ve materyallerin kullanımında net ve doğru yolu göstermeli
  • Çocuğun ihtiyaç duyması halinde hemen orada olmalı fakat hataları doğrudan düzeltmeye çalışmamalı,
  • Dinlemeyi bilmeli, çocuğun seçimlerine saygı duymalı
  • Çalışan çocuğa müdahalede bulunmamalı
  • Çocukları  sevgi, saygı, düzen, nezaket, uyum gibi değerleri edinmelerinde model olmalıdır.

Montessori nedir ve montessori eğitimi nasıl verilir sorularınıza ayrıntılı cevaplar vermeye çalıştım. Unutmayın, Montessori eğitimi çocuklarımızın özgür bireyler olarak yetişmesini sağlayacak muhteşem bir eğitim sistemi. Siz de montessori ilkeleri ve uygulamalarını öğrenerek çocuklarınıza daha mutlu bir hayat oluşturabilirsiniz. Deneyimlerinizi de bizlerle paylaşabilirsiniz.

Kaynak: Abha AKYAR

PAYLAŞ
Önceki İçerikBenim Hikayem
Doğayı, seyahat etmeyi, müzik ve dansı çok severim. Ama en çok da çocukları... Öğretmenlik bilgi ve deneyimlerimi anneliğime aktarmaya çalıştığım şu günlerde gözlemlediklerimi, araştırıp öğrendiklerimi, başardıklarımı ve çuvalladıklarımı sizlerle paylaşacağım… Umarım bu siteye göz gezdirirken hoş vakit geçirirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here